Tarih; okuyana, kendi gözünün görme derecesine göre, yol gösteren bir kılavuzdur (J.J.Rousseau)
Tarih şuuru, sâdece geçmişin geçmişliğini bilmek değil; onun hâlde de var olduğunu anlamak demektir. (T.S. Eliot)
Tarih, faydası herkesi kapsayan bir ilimdir. (Nâimâ)
Tarih, muazzam bir erken uyarı sistemidir. (Norman Coisins)
Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır. (Atatürk)
Tarih ... milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer. (Voltaire)
Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur. (İlber Ortaylı)
Her tarih zamanının çocuğudur; dahası, tarih yoktur, tarihçiler vardır. (Lucien Febvre)
Tarihçiler, hiç kimsenin kendilerine sormadığı soruları cevaplayıp duran sağır insanlar gibidirler. (Tolstoy)
İlim, külli'yi, Tarih, cüzi'yi, San'at da mümkün'ü bildirir. (Aristoteles)
Bir toplum, iyi tarih yazıyorsa rafine bir toplum olur. (İlber Ortaylı)
Tarih kâinâtın vicdanıdır. (Ömer Hayyam)
Tarihçiler, hiç kimsenin kendilerine sormadığı soruları cevaplayıp duran sağır insanlar gibidirler. (Tolstoy)
Tarih, bir bilimdir. Orada da ruh ve düşünce, tenkit ve yöntemler vardır. (F.Calloge)
Tarih bir meslektir, bir hobi, gevezelik, anekdot ya da asparagas değildir. (Pierre Goubert)
Tarihi tekerrür ediyor diye tarif ediyorlar, hiç ibret alınsaydı, tekerrür eder miydi? (Mehmet Akif Ersoy)
Tarih ... milletlerin tarlasıdır. Her toplum, geçmişte bu tarlaya ne ekmişse, gelecekte onu biçer. (Voltaire)
Tarih, bir bilimdir. Orada da ruh ve düşünce, tenkit ve yöntemler vardır. (F.Calloge)
Tarih bilmeyen diplomat, pusuladan anlamayan kaptana benzer; her ikisinin de karaya oturmak tehlikesi vardır. (Cevdet Paşa)
Tarih kâinâtın vicdanıdır. (Ömer Hayyam)

HABERLER
daha fazlası>
  • Tarih Bölümü Seminerlerinde Beşinci Hafta Konuğu Central European Üniversitesinden Scott Rank idi.

    Tarih bölümü seminerlerinde bu hafta Macaristan'ın Central European Üniversitesi'nde Osmanlı'da misyonerlik konularında doktora çalışmalarını yürüten Scott Rank'ı misafir ettik. Kendisi Osmanlı yayın dairesinde Müslümanlık-Hıristiyanlık tartışmaları üzerine bir sunum yaptı.



  • Tarih Bölümü Seminerlerinde Dördüncü Hafta Konuğu Yrd.Doç.Dr. Can Nacar oldu.

    Bölümümüzün tertip ettiği Tarih Bölümü seminerlerinin dördüncüsünde konuk olarak Koç Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Yrd.Doç.Dr. Can Nacar'ı ağırladık. Konuşmasında Can Nacar XX. yüzyıl başlarında Samsun limanındaki yaşananlardan hareketle bir liman kentinin profilini kentin aktörleri açısından ortaya koydu.

















  • Tarih Bölümü Seminerlerinde Üçüncü Hafta Konuğu Yrd.Doç.Dr. Yahya Araz idi

    Tarih Bölümü Seminerleri'nde üçüncü haftanın konuğu Dokuz Eylül Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Yahya Araz oldu.


    Araz sunumunda doktora çalışması olan ve yakın bir zamanda kitap olarak da yayınlanan Osmanlı'da çocuk ve çocukluk konusunu araştırma alanının imkanları ve kaynakların sınırları bağlamında değerlendirdi. Sunum soru-cevap faslıyla sona erdi.


























     


  • Tarih Bölümü Seminerlerinde İkinci Hafta Konuğu Doç. Dr. Özer Küpeli


    İlki 24 Şubat 2015 tarihinde düzenlenen Bölümümüz seminerlerinin ikincisi 11 Mart 2015'te yapıldı. İkinci seminerimizin konuğu Bölümümüz Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Özer Küpeli oldu.



    Osmanlı-Safevi Münasebetleri başlıklı seminerinde Doç.Dr. Küpeli, iki devlet arasındaki ilişkilerin temeline inmek yanında, tarihsel gelişimini ve tarihsel süreç içerisinde bu ilişkileri şekillendiren mezhepsel ayrılıklar, siyasal/bölgesel mücadeleler, jeopolitik faktörler ve iktisadi rekabet üzerinde durdu.





  • Tarih Bölümü Seminerlerinde İlk Hafta Konuğu Doç.Dr. Yusuf Ayönü oldu

    Bölümümüzün 2014-15 Eğitim Öğretim dönemi Bahar yarıyılında başlattığı Tarih Bölümü Seminerlerinin ilk haftaki konuğu Bölümümüz Ortaçağ Tarihi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç.Dr. Yusuf Ayönü oldu.

     

    Seminerin konusu Doç.Dr. Ayönü'nün kısa bir süre önce Türk Tarih Kurumu tarafından yayınlanan Selçuklular ve Bizans adlı kitabına binaen Selçukluların Bizans İmparatorluğu ile olan ilişkilerine ayrıldı.

     

     

    Seminere Fakültemiz öğretim üyeleri ve yüksek lisans öğrencileri dinleyici olarak katıldılar.

     

     

     

     

     

     

     

     

  • Bölümümüz öğretim üyesi Cahit Telci'nin yeni yayını
    Halil Beğ Defteri, Fetihten Sonra Aydın Sancağı'nın İlk Mufassal Tahrir Defteri 1425-1430, (yay.haz. Cahit Telci), İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Yayın No: 1, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi İzmir Yöresi Tarihinin Kaynakları Dizisi 1, İzmir 2015, ISBN: 9786058472204.

     

    2013 yılı içerisinde Prof. Dr. Turan Gökçe, Prof. Dr. Vehbi Günay ve Doç. Dr. Cahit Telci tarafından İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Bilimsel Araştırmalar Proje Koordinatörlüğü'nden alınan destekle başlanan İzmir ve Yöresi Tarihi Kaynaklarıbaşlıklı proje kapsamında Aydın Sancağı'na ait başta defter serileri olmak üzere bir dizi arşiv kaynağının neşri planlanmıştı. Bu bağlamda ilk olarak Cahit Telci tarafından Aydın Sancağı'nın günümüze ulaşan en eski mufassal defteri neşre hazırlanmıştır.

     

    Uzun yıllar bu defter üzerinde çalıştığından haberdar olduğumuz Doç. Dr. Telci'nin tespitine göre neşredilen defter Aydın Sancağı'nın kesin bir surette Osmanlı hâkimiyetine geçişinin ardından yapılan ilk tahrire aittir ve tahminen 1425-30 yılları arasında tertip edilmiştir. Bu itibarla Osmanlı'dan günümüze ulaşan en eski tarihli mufassal defter örneklerinden biri olarak Osmanlıların Fatih dönemi ve özellikle İstanbul'un fethinden sonra oluşturdukları hayli gelişmiş kitabet bürokrasisine geçiş sürecini de yansıtmaktadır. Defter, Osmanlıların erken XV. yüzyılda defter tutma tekniğini yansıtması yanında, kullanılan tahrir tabirleri, vergi isimleri, kişi adları vs. gibi yönlerden büyük bir önem taşımaktadır.

     

    254 sayfa olan kitap 100 sayfalık bir değerlendirme faslı ile başlamaktadır. Bu kısımda Aydın Sancağı'nda Osmanlı yönetiminin tesisinden bahsedilmiş, ardından defterin fiziksel durumu, tarihi, adı, yazım hususiyetleri, dil ve üslup özellikleri, muhtevası (coğrafi alan, konular), kullanılan tahrir terimleri ve vergiler üzerinde durulmuştur. Daha sonra ise defterden hareketle ilgili dönemde Aydın Sancağı'nın sosyal ve ekonomik durumu analiz edilmiş, bu çerçevede nüfus ve yerleşme, sosyal zümreler, unvan ve lakaplar, meslek erbabı ve sancağın ekonomik potansiyeli, üretim ve geçim kaynaklarına değinilmiştir.
  • Tebrik Ziyareti

    Bölümümüz öğretim üyeleri Rektör Yardımcısı atanan Fakültemiz Dekanı ve Bölümümüz öğretim üyesi Prof. Dr. Turan Gökçe'ye makamında tebrik ziyaretinde bulundu.

     

     

  • Prof.Dr. Turan Gökçe Rektör Yardımcılığına atandı.


    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Galip Akhan, Rektör Yardımcılığı görevine Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Turan Gökçe’yi atadı.  Prof.Dr.Gökçe atanması ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:


    Lisans öğrenciliğim hariç olmak üzere, 28 yıl Ege Üniversitesi’nde hizmet verdikten sonra kuruluşunun üzerinden henüz dört yıl geçmiş olan şehrimizin en genç yükseköğretim kurumu olan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nde böyle bir göreve layık görülmem beni onurlandırdı. 01 Şubat 2013’den bu yana yürüttüğüm Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi dekanlığı uhdemde kalmak üzere tevdi edilmiş olan yeni görev elbette ki yüklendiğim sorumlulukları birkaç kat daha arttırdı. Altmışıncı yılını idrak eden önceki kurumumda edindiğim akademik birikim ve tecrübe üstlendiğim sorumlulukların gereğini yerine getirme konusunda beni cesaretlendirdi. İki yıl önce dekanlık, şimdi de rektör yardımcılığı görevini kabul ederek, daha büyük bir sorumluluk üstlenme cesaretimde asıl önemli faktör, aşağıda özetle vurgulamak ihtiyacını hissettiğim temel politikalar ve geleceğe dönük plan ve programlarda Sayın Rektörümüzün bizlerle paylaştığı samimi düşünceleri oldu.


    İlk dört yıllık zaman zarfında, kurumsallaşma, fiziki alt yapı imkânlarına kavuşma, akademik ve idari kadrolaşma alanlarında önemli bir mesafe kat etmiş olan üniversitemiz, ikinci dört yılık dönemde, söz konusu temel alanlardaki gelişmeleri stratejik planda öngörülen seviyeye ulaştıracaktır. Diğer yandan, bilgi üretim ve hizmet potansiyelini arttırarak, bulunduğu semte, şehre, bölgeye, ülkeye ve nihayet dünyaya katkı yapabilecek bir hedefe doğru ilerleyecektir.


    Kurumsallaşma için gereken süre iyi kullanılarak, üniversitede mümkün olan kısa zamanda işleyişin kurumsal hale gelmesi, “kurum kültürü” üretecek düzeye ulaştırılması öngörülmektedir. Bu da kurumun belirlenen “vizyon” ve “misyon”unun, temel değerlerinin kurum çalışanlarınca benimsenmesi, karar mekanizmalarının gelişmesi, hesap verebilir, adil, tutarlı, güven telkin eden bir yönetim anlayışının ortaya konulmasıyla mümkündür. Her biri farklı bir kurumdan gelmiş olan akademik ve idari personelin belirli bir “kurumsal kültür” potasında eritilerek, verimli bir çalışma grubuna dönüştürülmesi, üniversite için önemli ve önceliklidir. Her yeni kurumda olduğu gibi, söz konusu hedeflerini gerçekleştirebilmek için çalışırken sorunlarla karşılaşan, ancak çözüm arayan üniversitemiz, ikinci dört yılda istikrar içinde gelişme imkânı bulduğu takdirde, kurumsallaşma anlamında hedeflediği noktaya ulaşacaktır. 


    Yeni kurulan bir üniversite olarak, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi’nin sorunları olduğu gibi, önemli avantajları da bulunmaktadır. Toplam 12 fakülte, 3 enstitü ve 2 meslek yüksekokulunu bünyesinde barındıran üniversitemiz, bütün bölümlerini günün bilim ve teknolojik seviyesini, kamu ve özel sektörün durumunu, istihdam imkânlarını ve güncel ihtiyaçları dikkate alarak yeni baştan kurgulamak gibi bir avantaja sahiptir. Üniversitenin, ilk dört yıllık dönemde aktif hale getirilmiş bölümlerde, bu avantajı iyi kullandığı görülmektedir. Bilinçli bir ekip çalışmasıyla ikinci dört yıllık dönemde daha ileri noktalara taşınacaktır.     


    Sayın Rektörümüzün liderliğinde çalışacak olan ekipte yer alan biri olarak, önümüzdeki dönemde hedefleyeceğimiz üniversitenin temel dinamiklerini şöyle özetleyebilirim;


    Belirlenmiş olan stratejik plana göre, ön lisans ve lisans programlarına boğulmadan, üç temel alanda da (sağlık, sosyal ve mühendislik) “araştırma odaklı bir üniversite”yi şekillendirmek.


    Çok sayıda öğrenci ve ikinci öğretim gibi öğretim üyesini bilgi üretim kulvarının dışına atan faaliyetlerden kaçınan, nitelikli mezun verebileceği ve istihdam arenasında yarıştırabileceği sayıda lisans öğrencisi yanında “lisansüstü” programlara ağırlık veren bir üniversite. 


    Akademik personel ile lisansüstü öğrencilerinin dâhil olduğu “araştırma projeleri ile sistematik bilgi üretme” kaygısını önceleyen bir üniversite. Güncel ve gerçekçi lisansüstü programlar ve araştırma projeleri ile “istikrar içinde bilgi üretim sürecini işleten” bir üniversite.


    Kuruluş sürecini tamamladığında, mevcut akademik birimleri yanında, üç temel alanda faaliyet gösterecek, disiplinler arası projelerin yürütüleceği, merkez ve araştırma enstitüleri ile araştırma boyutu öne çıkacak olan bir üniversite.


    Proje esaslı çalışan, değişik ölçeklerdeki araştırma projelerinin finansman kaynaklarını da kendileri bulan ekiplerin faal halde çalıştığı bir üniversite.


    Ar-Ge’ye önem veren, üniversite-sanayi işbirliğini gerçekleştiren, sosyal sorumluluk bilinciyle topluma hizmet üreten bir üniversite. Aynı zamanda, günümüz ve gelecek için Devletin ihtiyaç duyduğu bilgiyi, istediği nitelik ve nicelikte karşılayabilen bir üniversite.


    Ehliyet ve liyakat esaslı istihdam politikasını benimseyen, akademik ve idari personelin motivasyon ve performansını arttırıcı tedbirler geliştiren, açık, şeffaf, adil, denetlenebilir, hesap verebilir bir üniversite.


    Sürekli gelişen potansiyeli ile ürettiği bilgiyi teknoparklarda teknolojiye dönüştüren, sanayiciye aktararak endüstrileştiren, sosyal, ekonomik ve siyasal politikalara esas olan bilgi potansiyeli ile toplumun önünü açan bir üniversite.


     


                                                                                                                                               Prof. Dr. Turan GÖKÇE
                                                                                                                                                   Rektör Yardımcısı  







Başa Dön